TÜRKONFED 21 Girişim ve İş Dünyası Zirve Bildirisi'ni MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk okudu

TÜRKONFED 21 Girişim ve İş Dünyası Zirve Bildirisi'ni MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk okudu


TÜRKONFED 21 Girişim ve İş Dünyası Zirve Bildirisi'ni MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk okudu

Türkiye’nin Yükselen Liderleri ana temasıyla 21’incisini gerçekleştirilen ve 2 gün süren Girişim ve İş Dünyası Zirvesi, TÜRKONFED’e üye 28 federasyon ve 205 derneğin yoğun katılımıyla tamamlandı. Ekonomiden siyasete, sosyal ve kültürel hayatımızdan özgürlükler ortamına kadar pek çok konuda paylaşılan fikirler, etkinlik sonunda 21. Girişim ve İş Dünyası Zirve Bildiris olarak kamuoyuyla paylaşıldı. Zİrve bildirisini, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk okudu. Zirve bildirisine ilgili link vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.

 

TÜRKONFED 21. GİRİŞİM VE İŞ DÜNYASI ZİRVESİ BİLDİRİSİ 

 

Türkiye’nin Yükselen Liderleri ana temasıyla 21’incisini gerçekleştirdiğimiz ve 2 gün süren Girişim ve İş Dünyası Zirvesi, TÜRKONFED’e üye 28 federasyon ve 205 derneğin yoğun katılımıyla tamamlanıyor. Ekonomiden siyasete, sosyal ve kültürel hayatımızdan özgürlükler ortamına kadar pek çok konuda değerli fikirler paylaşıldı. 

 

Dün gerçekleştirilen federasyon ve dernek başkanları toplantısında Türkiye’nin tüm bölgelerinden gelen iş insanları olarak ortak amacımız ve ortak vizyonumuz Türkiye’nin bölgesinde ve dünyasında Yükselen Lider Bir Ülke olmasıdır. Tüm üyelerimizle büyük bir kararlılıkla ülkemizin refahına, mutluluğuna, huzuruna, kalkınmasına ve elbette demokrasisine katkı sağlamaya çalışıyoruz. 

 

Bu noktada; 

Gelişmiş bir ekonominin ancak gelişmiş bir demokrasi anlayışla inşa edileceği gerçeğinden yola çıkarak; Yargı bağımsızlığı, hukuk güvenliği hakkı, adil yargılanma, masumiyet karinesi ve evrensel insan haklarına uyum noktasında acilen toplumun tüm kesimleriyle bir yol haritası belirlenmelidir. 

 

Başkanlık sistemlerinin yapısında bulunan denge ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından, siyasi partiler ve seçim sistemi ile buna bağlı olarak baraj uygulamasının gözden geçirilmesini de aynı katılımcı ruhla uzlaşma kültürüyle ele almak gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, Uzlaşma bir yenilgi değil, aksine büyük bir galibiyettir. 

 

Ekonomide mali istikrar ve makroekonomik dengelerin gözetilmesi, özellikle 2018 yılında büyümenin devamlılığı, kurumların bağımsızlığı ve kurumsallaşma altyapılarının geliştirilmesi odaklanılması gereken alanlar olacaktır. 

 

İş dünyasının çok büyük bir faiz yükü altında kaldığı bir ortamda yüksek katma değerli üretim, istihdam ve yatırım yapmak her zamankinden daha da zor bir hale gelmiştir. Büyümede; kısa ve orta vade gelişmeler arasındaki bağlantı, mali piyasalardaki istikrardan geçerken, Türkiye ekonomisinin hala yumuşak karnı, iktisatta “ikiz açık” olarak dile getirilen bütçe açığı ve cari açık alanlarıdır. Türkiye ekonomisinde odaklanılması gereken en önemli alanın, büyümenin kalitesi ve devamlılığı olduğu görülmelidir. 

 

2018 yılında büyümenin devamlılığı için maliye ve para politikası hedeflerinden uzaklaşmadan, finansal piyasalarda oynaklık yaratmayacak bir hareket alanı açılmalıdır. Türkiye’nin hareket alanını genişletebilmesinin yolu, yapısal tarafta verimliliği ve üretkenliği artıracak, potansiyel büyümeyi yukarı taşıyacak adımlar atmaktan geçmektedir. Önceliği doğru belirlenen, iyi anlatılmış, uygulama kararlığını ispat eden bir reform haritası, Türkiye’yi 2018 yılında küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacaktır. 

 

Dijitalleşme temelli yeni bir strateji ve reform programı her zamankinden daha da önemli hale gelmiştir. Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağı’ndan kurtulması, yüksek gelirli ülkeler arasında yer alması için yapısal ve ekonomik reformların altyapısı, dijitalleşen dünya gerçeği dikkate alınarak tasarlanmalıdır. 

 

KOBİ’lerin kurumsal alt yapı eksiklikleri, sürekli ve sürdürülebilir büyümelerinde sorunlar çıkartmaktadır. Sürdürülebilir büyüme ve verimlilik artışı, KOBİ odaklı politikaların hayata geçirilmesiyle mümkündür. KOBİ’lere nitelikli insan kaynağından finansmana, Ar-Ge ve inovasyondan dijitalleşmeye, yatırımdan istihdama; yüksek teknolojili üretim temelli teşvik ve destekler sağlanmalıdır. 

 

Devlet teşviklerinde en önemli eksiklik denetim noktasında yaşanırken, ölçülmeyen hiçbir teşvik amacına ulaşmış bir teşvik değildir. Yüksek katma değer yaratacak sanayi temelli büyümeye odaklanmak için teşvik çok önemli bir kaldıraçtır. Teşvik ve desteklerin hedef yatırımlara dönüşmesi için, kontrol ve denetimler noktasında bir mekanizma kurulması kritik önemdedir. Odak sektörlerin tespit edilmesi, gerçekten teknoloji getirecek, verimlilik ve kapasite artıracak yatırımların teşvik edilmesi; sonuçlarının da ölçülmesi gerekmektedir. 

 

Orta Gelir-Orta Demokrasi ve Orta Eğitim Tuzaklarını yaratan sebepleri iyi analiz edip, çözümlerini katılımcı bir ruhla hep birlikte çözme kararlılığını göstermemiz, toplumda kutuplaşmanın, ayrışmanın ve cepheleşmenin de önüne geçecektir. 

 

Şimdi hep birlikte, Türkiye’nin refahı, huzuru, mutluluğu ve kalkınması için toplumun Anayasa’da tanınan özgürlüklerini laik, sosyal bir hukuk devletinin güvencesinde sonuna kadar kullanacağı lider bir Türkiye inşa etme zamanıdır.

 

Bildiri metninin pdf versiyonu için: http://www.turkonfed.org/Files/ContentFile/turkonfed-ankarazirve-bildirisi-181117.pdf