PENTEX Penye Tekstil ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açıyor

PENTEX Penye Tekstil ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açıyor

PENTEX fuarını başta Ortadoğu olmak üzere Doğu Avrupa, Balkanlar ve Kafkasya’dan çok sayıda ilgili ziyaret etmektedir. Gaziantep’te düzenlenen fuarda, penye ürünlerinden konfeksiyon ürünlerine, iplikten lazer kesim ve dijital baskı makinelerine, penye makinelerinden dokuma makinelerine, konfeksiyon boya ve yardımcı kimyasallarından mesleki yayınlara varıncaya kadar çok geniş bir yelpazede ürün ve teknoloji sergilenmektedir.

İlerleyen yıllarda sektörün en kapsamlı ve etkili buluşması noktalarından birisi haline geleceğine inandığımız ve sektörün ilk ve tek fuarı PENTEX, yeni pazar arayışları içinde bulunan üreticilere cazip fırsatlar sunacaktır.

Devamı..
Mardin ve Dicle Bölgesine yatırım çağrısı

Mardin ve Dicle Bölgesine yatırım çağrısı

Türkiye’nin dört bir yanından MHGF üyesi iş insanının yanı sıra, akademisyen ve ulusal basın temsilcisinin katıldığı Mardin ve Dicle Bölgesi Tekstil-Hazır Giyimde Yatırım Fırsatları ve Tanıtım Günleri’nin açılışı Mardin’de DİKA’da yapıldı. Toplantıya Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Yaman, Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Tarkan Kadooğlu, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, DİCLESİFED Başkanı Kemal Bilim, MARSİAD Başkanı A. Nasır Duyan, Türkiye Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, Penye Konfeksiyon İmalat ve Hazır Giyim Derneği (PENKON) Başkanı Mehmet Haskaya, Örme Sanayicileri Derneği (ÖRSAD) Başkanı Fikri Kurt, İstanbul Nakış Sanayicileri Derneği (İNSAD) Başkanı Zafer Özbilge, Tekstil Kostüm ve Moda Araştırmaları Derneği (TEMKA) Başkanı Prof. Dr. Esin Sarıoğlu, Güneydoğu Tekstil İşadamları Derneği (GÜNTİAD) Başkanı İhsan Oğurlu, Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (MARGİSAD) Başkanı Halil El, DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, MHGF Başkan Yardımcıları Osman Ege ve Metin Çetinkaya, MHGF Yönetim Kurulu Üyeleri ile Mardin, Batman, Siirt, Şırnak ve Diyarbakır’dan tekstil ve hazır giyimciler katıldı.

İş adamlarına hitap eden Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Yaman, kentte çok şeyin değiştiğini, ortamın her sektör için uygun hale getirildiğini anlattı.

Birinci Organize Sanayi Bölgesi'nin tam kapasiteyle çalıştığını, İpek Yolu'na çok yakın bir yerde ikinci bir Organize Sanayi Bölgesi yapılacağını vurgulayan Yaman, "Sizlerin müracaatlarını bekliyoruz. Şu ana kadar cazibe merkezleri için DİKA Başkanlığımıza 300'ün üzerinde müracaat oldu. Ancak hükümetimiz konsept değiştirdi. Şimdi daha farklı bir teşvikle sizlere destek verilmiş olacak. O nedenle yatırımlarınızı bekliyoruz. İkinci OSB'yi yeni yatırımlarınız için bekletiyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Mardin Valisi Yaman:"Bölgede olağan belediyecilik başladı"

Midyat ve Nusaybin ilçelerinde de OSB açmak için hazırlıklarının devam ettiğini aktaran Yaman, şunları kaydetti:

"Bölgenin gıda ve tekstil sektöründe havzası var. Hemşehrilerimizin de hem burada hem de il dışında yatırımları bulunuyor. Tekstil sektöründe ne kadar makine alırsanız o kadar insana istihdam sağlıyorsunuz. Bu çok önemli. Bölgemizde işsizlik oranı yüksek. Bu kamu kurumlarındaki istihdamlarla giderilemez. Onun için sizlerin yatırımlarıyla inşallah bunu gidereceğiz. Büyükşehir Belediyesi olarak ciddi yatırımlar yaptık, elimizden geldiğince de iş adamlarına destek sunmaya çalıştık. Bildiğiniz gibi 'Olağanüstü Hal Belediyeciliği' diye bir algı yapılıyordu. Aslında bizden öncekiler 'Olağanüstü Hal Belediyeciliği'ni hiçbir şey yapmayarak göstermişler. Bizler ise olağan belediyecilik yapıyoruz. Sokak hayvanlarından, Dargeçit'teki bir engellinin ihtiyacına kadar her şeyi gideriyoruz. Her şeyini düşündüğümüz bir şehirdir Mardin. Bunu bilin. Herkese yüz yüze dokunuyoruz. Dört dilde hizmet veriyoruz. Birkaç ay içinde şehirdeki herkes ile yüz yüze görüşmüş olacak ve bütün ihtiyaçlarını öğrenmiş olacağız. Bu anlamda yerel yönetimler ciddi katkı sağlıyor. Artık bölgede olağan belediyecilik başladı. Burada hem sizler hem çocuklarınız için her şey var. Onun için sizlerin yatırımlarını bekliyoruz. İlimize vermiş olduğunuz desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz."

TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu: "Yatırım yaparak ülkemize daha fazla katkı sağlayabiliriz”

TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu da tekstil sektörünün Türkiye ekonomisine katma değer kattığını, cari açık ve istihdama yüksek katkı sağladığını kaydederek, Türk tekstil sektörünün dakikada 74 dolar ihracat yaptığını aktardı.

 

Kadooğlu, "Bu sektör bazında AB ülkeleri arasında 2. dünyada ise 7’nciyiz. Ülke ekonomisinin önemli bir sektörü olan tekstil, Mardin'den istenilen seviyede değil. Mardin'in en büyük dezavantajlarından birisi, ülkedeki işsizlik oranlarının neredeyse iki katı kadar işsizliğin olmasıdır. Özellikle genç işsizlik oranı hali yüksektir. Kadın istihdamı konusunda da zayıftır. Mardin'de son 5 yılda 3 bin kişinin istihdam edildiği tekstil sektörü, kalkınma hamlesi için önemlidir ancak yeterli değildir. Ortak akıl ve ortak vizyonla burada yatırımlar yaparak ülkemize daha fazla katkı sağlayabiliriz. Yatırımlarla kentlerimiz kalkınacak ki ülkemiz kalkınsın ve büyüsün" değerlendirmesinde bulundu.

MHGF Başkanı Öztürk: "Gelecek kuşaklara aydınlık yarınlar bırakmak istiyoruz"

MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk ise tekstilin Türkiye'deki toplam ihracatın yüzde 20'sini tek başına gerçekleştirdiğini belirterek, "Iğdır ve Van'dan sonra bugün de Mardin'de bir araya geldik. Bununla aslında Türkiye'nin doğusu ile batısını tanıştırmak, ülkenin bütün değerleriyle birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak istiyoruz. Bu şekilde gelecek kuşaklara aydınlık yarınlar bırakmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.

Hazır giyimin sermayenin toplandığı, emeğin yoğun olduğu, kadın istihdamının öncelendiği bir sektör olduğuna dikkati çeken Öztürk şunları söyledi:

"MHGF, Türkiye'nin dünyada 211 ülkeye ihracat yaptığı bir sektördür. Bu ülke için bizim çok fırsatımız, şansımızı ve değerlerimiz var. Ne kadar çok değerli fırsat sahibi olduğumuzu fark ettirmek için Mardin'deyiz. Üreten bir toplum oluyoruz. Üreten toplum ise kavga eden değil, barıştan olur. Bu salonda üreten Türkiye var. Sevgiyi, saygıyı çoğaltan, takdir etmek, takdir edilmek isteyen Türkiye var. Bir şeye inanıyoruz, onu sevda haline getirip içselleştiriyoruz. Bütün olanaklarla yola çıkıp sevdamızı gerçekleştiriyoruz."

Moda ve Hazır Giyim Federasyonu üyelerine "İnsanlarınıza dokunma konusunda cesaretinizi ortaya koyun" diye seslenen Öztürk, sözlerini, "Türkiye'yi sevdiğinizi biliyorum ama gidip görmediğiniz hiçbir yer size ait değildir. Fırsatınız ve olanaklarınız var bunu iyi biliyorum. Ülkenizi gezin ve yatırım yaparak insanlarınıza dokunmaya özen gösterin" diye tamamladı.

DİCLESİFED Başkanı Kemal Bilim: “Bölgeye tekstil ve  hazır giyim yatırımları büyük önem taşıyor”

DİCLESİFED Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Bilim, bölge illerinde son zamanlarda istihdamda artış olduğunu gördüklerini söyledi. Bilim “Bu bölgede hükümetimizin sağladığı teşvik programları ile daha güzel yatırım olacağına inanıyorum. Ülkemizin sürdürülebilir büyümesi ve istihdama büyük katkı sağlayan tekstil firmalarının bölgemize yatırım yapması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

MARSİAD Başkanı A. Nasır Duyan: "OSB'de tekstil firmalarının faaliyeti için imkanlar sağladık"

MARSİAD Başkanı ve Mardin OSB Başkan Vekili A. Nasır Duyan ise yıllardır tarım ve gıda sektöründe yatırım yaparak OSB'nin bu alanda önemli bir duruma getirildiğini, gıda sektöründeki ihracat faaliyetlerinin bir benzerini Mardin’in tekstil alanında da göstermesinin mümkün olduğunu vurguladı.

Sadece Mardin OSB’de 10 tekstil fabrikası faaliyet gösteriyor

Duyan, "OSB'de tekstil firmalarının faaliyet göstermesi için imkanlar sağladık. Şu anda 10 tekstil firması sanayi bölgemizde faaliyetini yürütüyor. Tekstil sektörünün olduğu yerde işsizlik sorunu azalıyor, kalkınma daha hızlı gerçekleşiyor. Bölgemize yatırım yapılması halinde, buranın kronik sorunu olan işsizlikte azalma görülecektir. Bölgeler arası eşitsizlikte de bir nebze azalma olacak ve yatırımlar ülke ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ: "Bölgede mükemmel bir yatırım iklimi var"

DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ da sorumluluk alanındaki 4 ilin şu anda yatırım için en avantajla yerler olduğunu söyledi. Yatırımcıların bürokratik engelleri aşabilmeleri için ciddi mesafe alındığını belirten Altındağ, "Bildiğiniz gibi 6. Bölge teşvikleri var. Bu yatırım için bölgemizin olmazsa olmazları arasında. Şu anda bölgemizde yatırım iklimi mükemmel. Çünkü devletimizin bu bölgenin cazip hale getirilmesi için müthiş yatırım fırsatları var. Dolayısıyla Mardin, Diyarbakır, Batman ve Siirt’e gelip yatırım yapmanız sizin kazancınız olacaktır" dedi.

Bölgenin iş adamlarının yatırım yapmasına ihtiyacı olduğunu kaydeden Altındağ, yatırımcılara duyduklarıyla değil, gördükleriyle hareket etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

DİKA’da gerçekleştirilen toplantıya Mardin’in yanısıra kentin en önemli tekstil ve hazır giyim üretim üssü Midyat, 25 bine yakın kişinin sektörde istihdamının gerçekleştirildi Batman, yine Dicle Bölgesi’nden Siirt, Şırnak ve Diyarbakır’dan birçok sektör mensubu iş insanı, iplik, kumaş ve makine tedarikçisi firmaların temsilcileri katıldı.

İki panelde sektörün ve bölgenin potansiyeli ele alındı

Açılış konuşmalarının ardından Hazır Giyimin Bölgesel Kalkınma ve İstihdamda Kilit Önemi, Mardin ve Dicle Bölgesi’nin            Sektörel Yatırım Potansiyeli konulu iki panel gerçekleştirildi. Dünya Gazetesi Köşe Yazarı ve Araştırmacı Yazar Dr. Rüştü Bozkurt’un yönettiği ilk panelin konuşmacıları MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy, TEMSAD Başkanı Adil Nalbant, LC Waikiki Tedarik Direktörü Şenol Dallı ve TOBB Güneydoğu Kadın Girişimciler Kurulu Bşk. Hülya Akkaya idi. Bölgenin yatırım potansiyelinin alındığı ve Ekonomi Gazetecisi ve TV Programcısı Çetin Ünsalan’ın yönettiği ikinci panelde ise DİKA Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Ekrem Dirican, GÜNTİAD Başkanı İhsan Oğurlu, MARGİSAD Başkanı Halil El, Akkuş Tekstil Genel Müdürü İbrahim Batuk konuşmacı oldu.

Kalabalık bir heyetle Mardin’e çıkarma yapan MHGF, bu ilimize götürdüğü yatırımcı, akademisyen ve ulusal basın temsilcileriyle Mardin OSB’de  ve hazır giyim firmalarında inceleme gezisi yaptı.

Devamı..
Hazır Giyimciler Mardin'de Buluşuyor

Hazır Giyimciler Mardin'de Buluşuyor

Yer: Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Yenişehir Mah. Kızıltepe Cad. No: 6 Artuklu / Mardin

PROGRAM

2 ŞUBAT 2018 CUMA

  • 10.30 - 13.00 Mardin OSB'de Firma Gezisi
  • 14.00 - 15.00 Açılış Konuşmaları
    • Yılmaz Altındağ, DİKA Genel Sekreteri
    • Abdülnasır Duyan, MARSİAD Başkanı
    • Hüseyin Öztürk, MHGF Başkanı
    • Tarkan Kadooğlu, TÜRKONFED Başkanı
    • İsmail Gülle, İTHİB Başkanı
    • Mustafa Yaman, T.C. Mardin Valisi
  • 15.00 - 15.15 Çay Kahve Arası
  • 15.15 - 16.30 Panel 1: Hazır Giyimin Bölgesel Kalkınma ve İstihdamda Kilit Önemi 
    • Moderatör: Dr. Rüştü Bozkurt, Araştırmacı ve Dünya Gazetesi Yazarı
    • Hüseyin Öztürk, MHGF Başkanı
    • Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy, İTÜ Tekstil Tasarım Fak.
    • Adil Nalbant, TEMSAD Başkanı
    • Şenol Dallı, LC Waikiki Tedarik Direktörü
    • Hülya Akkaya, TOBB Güneydoğu Kadın Girişimciler Kurulu Bşk.
  • 16.30 -  16.45 Kahve ve Çay Arası
  • 16.45 - 17.00 Panel 2: Mardin ve Dicle Bölgesinin Sektörel Yatırım Potansiyeli
    • Moderatör: Çetin Ünsalan, Gazeteci, TV Programcısı
    • Ekrem Dirican, DİKA
    • İhsan Oğurlu, Güneydoğu Tekstil San. ve İşadamları Derneği (GÜNTİAD) Bşk.
    • Halil El, Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (MARGİSAD) Bşk.
    • İbrahim Batuk, Akkuş Tekstil Genel Müdürü
    • Yavuz Tarhan, İlgi Moda ve Tekstil
  • 18.00 Kapanış

3 ŞUBAT 2018 CUMARTESİ

  • 11.00-18.00 Midyat, Batman (Hasankeyf) Sektör ve Kültür Gezisi

4 ŞUBAT 2018 PAZAR

  • Mardin Kültür Turu
Devamı..
MHGF BAŞKANI HÜSEYİN ÖZTÜRK: TEKSTİL BAKANLIĞI KURULMALI

MHGF BAŞKANI HÜSEYİN ÖZTÜRK: TEKSTİL BAKANLIĞI KURULMALI

MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk: Tekstilin ihracata katkısı çok büyük. Tarımın ihracata katkısı ile tekstil ve hazır giyimin ihracata katkısını değerlendirdiğimizde neden bir tekstil bakanlığı Türkiye'de yok diyorum. Kesinlikle olması gerekiyor.

Moda ve Hazır Giyim Federasyonu  nasıl bir yapıdır?

Türkiye’nin istihdamında, üretiminde ve ihracatında öncü sektörleri olan tekstil, hazır giyim, moda, deri, deri konfeksiyon ve ayakkabıda, sektörel ve bölgesel dernekleri temsil eden ve alanında ülkedeki tek üst çatı kuruluşu olan Türkiye Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF), 2007 yılında 11 derneğin bir araya gelmesiyle kuruldu. 14 Haziran 2012 tarihinde yapılan genel kurulla göreve geldim. Yaptığımız çalışmalarla üye dernek sayısını 12’den 23’e, derneklere bağlı firma sayısını da 1.500’den yaklaşık 7.500’e yükseltmiştir. MHGF, çalışmalarını oluşturduğu komiteler üzerinden gerçekleştirmektedir.

Bakanlıklar, kamu ve özel sektörteki kurum ve kuruluşlarla iş birliğiniz oluyor mu?

MHGF, hükümet, bakanlıklar, kamu ve özel sektörteki kurum ve kuruluşlarla iş birliğine önem vermektedir. Bu amaçla “Tekstil ve Hazır Giyimde İletişim Toplantıları” başlatmış, kamu ve özel sektörden bürokrat ve uzmanları sektör ile buluşturmaktadır. MHGF, yine bu çerçevede sektörün gündemindeki konuları aktarmak amacıyla ilgili bakan, müsteşar, bürokratlar, ulusal ve yerel yöneticiler ile diyaloğunu artırmakta, görüşmeler gerçekleştirmektedir.

Mesleki eğitim için ne düşünüyorsunuz?

Mesleki eğitimin önemini her fırsatta vurguluyoruz. MHGF, fakülte, meslek yüksek okulları, resmi ve özel tüm eğitim kurumlarıyla diyaloğu artırarak üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde çözüm ortaklıkları geliştirilmesi yönünde çalışmalarına ağırlık verdi. 

Finansal çözüm ortaklıklarınız kimler? 

Halkbank ve ING Bank ile iş birliği protokolü imzaladık ve bir yandan üye derneklerin çatısı altındaki KOBİ ölçekli firmaların finansmana kolay ve uygun şartlarda erişiminin önünü açmayı amaçlıyoruz, diğer yandan da bankaları birer finansal danışman konumuna getirdik. 

Cazibe merkezleri tanıtım programlarında neyi amaçlıyorsunuz?

Hükümetin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 5 bölge içinde ilan ettiği 23 Cazibe Merkezi ili tekstil ve hazır giyim yatırımcısına tanıtmak için özel bir program başlattık. MHGF’nin bu kapsamda ilk durağı Iğdır oldu. MHGF ve Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) iş birliğiyle, Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) öncülüğünde, Iğdır Valiliği, Iğdır Belediye Başkanlığı ve Iğdır Üniversitesi katkılarıyla ilk durağımız Iğdır oldu. 

23 cazibe merkezi var.. Bunlar nasıl rakip değil de,  partner olarak yola devam edebilir?

Çalışan başı bin dolarla yatırım yapılabilecek başka bir sektör yok. Yeter ki; o ilin sahip olduğu potansiyel doğru bir şekilde analiz edilsin ve buna göre belirlenecek bir hazır giyim branşında pilot bölge edilsin. Böylece 23 cazibe merkezi ilimiz birbiriyle rakip değil, birbirini tamamlayan bir partner olacaktır.

Mesleki eğitim ile gençler üretime entegre edilebilir mi?

Bu bölgelerimizde genç ve dinamik bir nüfus var. Meslek liseleri ve meslek yüksek okullarının yanı sıra hızlı meslek kursları ile gençlerimizi seri bir şekilde mesleki anlamda donanımlı hale getirmeli ve sanayiye entegre etmeliyiz. 

Devletin vereceği bir teşvikten ziyade, bölgenin kaynaklarını daha aktif kullanabilmek ve şehrin kendisi ile konuşmasını, tehdit ve fırsatlarını ortaya koymasını sağlamak, kanaat önderleriyle bunu yerinde tartışmak adına Van’daydık. Van, en genç nüfusa sahip bir il. 

Amacımız, düşük yatırım maliyeti ile yüksek istihdam sağlayan hazır giyimde standart ürünlerin üretimini Doğu ve Güneydoğu illerimize yönlendirerek bu bölgelerimizin kalkınmasına katkı sağlamak. Van’daki organizasyonumuzda gördük ki yüksek  işsizliğin çaresi hazır giyim. Böylelikle hem büyük şehirlerimizin katma değerli, Ar-Ge’li üretime yoğunlaşmasını sağlar, hem de Anadolu’da hazır giyimde belli ürünlerde uzmanlaşmış, birbiriyle entegre çalışan iller yaratabiliriz.

İran giyim ihtiyacının ne kadarını Türkiye’den karşılıyor?

Van, İran için bir cazibe merkezi, 80 milyonluk İran’ın hazır giyim ihtiyacının yüzde 70’ini ithal ediyor bunun da çok büyük bir bölümünü Türkiye’den karşılıyor. 

Doğu ile batıyı kaynaştırıp alt kimlikleri bir araya getiriyoruz.  Sosyal barışın en önemli sektörünün hazır giyim olduğunu söylüyoruz. Sosyal barış ile kastım şu: Doğudan batıya göç var. Bunun nedeni işsizliktir ve terördür. Siz bunu istihdam sağlayarak çözebilirsiniz. İstihdamda, yatırımda maliyeti en düşük sektör hazır giyim sektörüdür. Dünyada hiçbir sektör yokki kişi başı 1000 dolar demirbaş yatırımı ile istihdam sağlayasınız. 100 makinalı bir tesis kurduğunuzda 200 kişiye iş sağlayabiliyorsunuz. Bu kadar kolay. 

Türkiye hazır giyimde marka çıkarmalı mı?

Türkiye hazır giyimde marka çıkarmamasına rağmen, ki bizim zincir markalarımız var. Çıkarmasanız dahi dünyada 210 ülkenin gardırobunda Türk malı hazır giyimler var. Her işletme bir bakıma gönüllü büyükelçi gibi ülkemizin tanıtımında katkı sağlamaktadır. Japonya yola çıktığında, dünya markası olmak amacıyla yola çıkmamıştır. Ama ilkeleri ve prensipleriyle, çalışma sistemi ile kısa sürede dünya markası olmayı başarmıştır. Güney Kore örneği var. Güney Kore’ye baktığımızda milli gelir açısından 1980 öncesi Türkiye’den zayıf olmasına rağmen 1980 sonrası Türkiye’yi yakalamış bir ülkedir. Biz markayı konuşmamalıyız. Markayı üretmek için çalışmalıyız. Çin dünyaya ürün yapıyor. Çin’in dünya markası yok. Ekonomik büyüklüğümüze, huzurumuza, kaynaklarımızı doğru kullanırsak inanın dünya markası oluruz.

‘TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI SUNUYORUZ’

Hazır Giyim Türkiye’nin ekonomisine nasıl bir rakamsal katkı sunuyor?

İhracata baktığımıza 27 milyar dolar. Fakat bavul ticaretini ve Türkiye içinde kullanımı da düşünürsek ben bu katkının 100 milyar dolar olduğunu düşünüyorum. 80 milyon insanın giyim ihtiyacını da karşılamış oluyorsunuz. Biz bunu üst üste koyduğumuzda ciddi bir rakama ulaşmış oluyoruz. Türkiye’nin hazır giyim ile ilgili ilişkisi o kadar netki herkesin annesinin, babaannesinin çeyiz sandığında bir dikiş makinası vardır. Geleneksel sektörü, stratejik sektör olarak ilan etmemiz lazım. 

Neden stratejik sektör olarak ilan etmeliyiz?

Sektörün artılarına baktığımızda ihracatta öncü bir sektörüz. İhracat kültürünü ülkeye getiren sektörüz. Geleneksel bir sektörüz. Sosyal barışa katkı sağlayan, kadın istihdamına önemli yer veren bir sektörüz. Bugün göçü engelleyen bir sektörüz. Bütün bunları gözönüne alırsak stratejik bir sektör olarak yerimizi belirliyoruz.

Türkiyenin milli sektörü de diyebilir miyiz?

Hazır giyimde milli sektörü diyebiliriz. Bakın bugüne kadar çok somut yüzlerce müzesi ve tarihi arşivi olması gerekirdi. Bu sektör üniversitelerde anabilim dalı olarak anlatılması gerekir. Hazır giyimde yüzde 80 ölçüde yan sanayisini Türkiye içinde tedarik eden bir ülkeyiz. Milli olması açısındanda tüm yan sanayinin kendi ülkemizde üretiliyor olması çok önemli. Dolayısıyla kamunun üretici ile barışması ve doğru iletişim kurması gerekiyor. Yatırımcının önünü tam açmalıyız. 

Cazibe Merkezleri Tanıtım Programı devam edecek mi?

Fedarasyon olarak büyük şehirlerde sıkışan hazır giyim sektörünü özellikle standart ürünlerin üretimini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kaydırarak rahatlatmak, söz konusu bölgelerin kalkınmasına katkı sağlamak ve yoğun işsizliğe çare bulmak amacıyla, Cazibe Merkezleri Tanıtım Programı’nın önümüzdeki dönem de devam etmesi yönünde karar aldık. Beş bölgeye ayrılan 23 cazibe merkezinde bundan sonra da Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Fırat Kalkınma Ajansı (FKA), Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) bölgelerinden birer ilde programın devam etmesi yönünde çalışmalar yapıyoruz. 

Cazibe merkezi illere yatırım, sektörün şu andaki konuşlandığı ülkenin batısındaki büyük şehirlere uzak olması özellikle lojistik maliyetlerini artırıyor. Ancak bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltacak, sosyal barışa katkı sağlayacak bu projeyi çok önemsiyoruz.

Candostu Organ Bağışına Evet Platformu nedir?

19 Aralık 2012 tarihinde T.C. Sağlık Bakanlığı’nın desteği ile Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği ile bir iş birliği protokolü imzalayan MHGF, ülkedeki 22 binin üzerinde organ bekleyen hasta ve 70 bin diyaliz bağımlısına ümit olacak “Candostu Organ Bağışına Evet Platformu”nu kurdu. Bu amaçla, üniversiteler, işletmeler, belediyeler ve derneklerde tanıtım ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi.

‘SOSYAL BARIŞA KATKI SAĞLIYORUZ’

Tekstil sektörünü öne çıkarabilmenin başka yolları var mı?

Elbette biliyorsunuz, Tarım Bakanlığı var ülkemizde, tarımın ihracata katkısı ile tekstil ve hazır giyimin ihracata katkısını değerlendirdiğimizde neden bir tekstil bakanlığı Türkiye’de yok diyorum. Kesinlikle olması gerekiyor. Çünkü tekstil bakanlığı eğitiminden, satışa kadar bütün süreci yönetecek bir strateji ile çıkmalıdır. Bakın Türkiye üretmeyi öğrendi. Pazarlamayı bilmiyoruz. Hiçbir alanda bilmiyoruz. Madenden, domatese kadar hiçbir ürünü satmayı bilmiyoruz. Avrupa’nın olmazsa olmaz ihracatının yüzde 20’si Türkiye’den olmalı. Biz ancak yüzde 11 civarı ürün veriyoruz. Dolayısıyla biz onlara satmıyoruz. Avrupa bizden alıyor. Doğru yapamıyoruz. Satmaya bir çabamız yok buradan bu çıkıyor. Türkiye’de odalar ve birliklerin daha somut şekilde pazarda yer alması gerekir. Hatalarımızı belirleyip, nerelerde hata yapıyoruz bunu bulup çözüme gitmeliyiz.

Yabancıların 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’ye ilgisi nasıl?

Son verilere göre, ülke ihracatı genel anlamda artış gösterse de ihracat yapan üretici firmaların her geçen gün işi daha da zorlaşmaktadır. Yabancı müşteriler ülkemize gelmekten kaçınmaktadır. İhracatçı bir yandan üretim ile uğraşmakta, diğer yandan müşterisini kaybetmemek ve yeni müşteri kazanmak için elinde çanta ülke ülke dolaşmaktadır. Önümüzdeki süreçte en büyük pazarımız Avrupa’nın, Türkiye dışında kendine alternatifler üretim üsleri oluşturmaya başladığı yönünde duyumlar alıyoruz. Bu bizi daha da endişelendiriyor.

Avrupa, Türkiye’ye alternatif üretim üsleri oluşturuyor mu?

Türkiye gibi bir seçenek olmayacak, ancak özellikle Balkanlarda birden çok ülkede bizim kapasitemizin bir kısmını kaybetmemize neden olabilecek kümelenmeler oluşturulmaktadır. Bu, sektör olarak geleceğe kaygı ile bakmamıza neden oluyor. Umut ediyoruz ki; Türkiye’nin hem komşuları hem de Avrupa ile olan siyasi ilişkileri hızlı bir şekilde toparlanır. Bu, ihracata, üretime ve istihdama olumlu anlamda katkı sağlayacak, ülke ekonomisini de yükseliş yönünde harekete geçirecektir.

2018 yılını nasıl görüyorsunuz?

2018 yılı, 2017’nin devamı niteliğinde olacağı yönünde genel bir kanı ortaya çıkıyor eğer önlem alınmaz ve yeni politikalar üretilmezse asıl sorunun 2020 ve sonrasında oluşacağını düşünüyorum.

Hüseyin Öztürk kimdir?

1965 yılında doğan Hüseyin Öztürk, lise eğitimini Kars’ta tamamladı. 1982 yılında geldiği İstanbul’da iş yaşamına adım attı. İplik ve çorap sektöründe sürdürdüğü işini üretim ve ticari alanda faaliyet gösteren aile şirketine dönüştürdü. 2006 yılı itibariyle grubuna kattığı RAPSODİ ÇORAP, sektöründeki bilgi ve deneyimi ile günümüz çorap sanayisinin önde gelen şirketlerinden biri konumundadır. Rapsodi markasının yanısıra, ülkemiz ve Avrupa’nın önde gelen ünlü markalarına çorap üreten şirket, dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmaktadır.

Hüseyin Öztürk, Türkiye’de sektörün tek çatı örgütü olan Çorap Sanayicileri Derneği’nin (ÇSD) 2009-2014 yılları arasında 9’uncu ve 10’uncu dönem başkanlığını yaptı. Haziran 2012’den bu yana (3 ve 4.dönem) Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan Hüseyin Öztürk, sosyal sorumluluk projesi olan ‘Candostu Organ Bağışına Evet Platformu’nun da kurucusu ve başkanıdır.

Röportaj: Neşe Berber / Gazete Birlik

Devamı..