TÜRKONFED ANKARA ZİRVESİ YÜKSELEN LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

TÜRKONFED ANKARA ZİRVESİ YÜKSELEN LİDERLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

18 Kasım 2017 /  Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) 21.  Girişim ve İş Dünyası Zirvesi, bu yıl “Türkiye’nin Yükselen Liderleri” ana temasıyla İç Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED), Akyurt Sanayici ve İşadamları Derneği (AKSİAD) ve Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD)  ev sahipliğinde 18 Kasım’da Ankara Sheraton Hotel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ve İÇASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akyürek’in açılışını yaptığı Zirve toplantısında, TÜRKONFED ve Londra Borsası işbirliğiyle hazırlanan “Türkiye’nin Yükselen Liderleri” araştırması da açıklandı. Araştırma Yazarı ve Aspen Family Business Group Türkiye Direktörü Burak Koçer’in moderatörlüğünde, Londra Borsası Elite Programı İcra Kurulu Başkanı Luca PeyranoHas Tavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat SezerBites Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri CEO’su Uğur Coşkun ve Vector Bilgi Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Halit Erol Şengünler’in katılımlarıyla gerçekleştirilen panelde ele alınan araştırma; son 3 yılda sürekli yüksek büyüme gösteren şirketlerin sürdürülebilirliğinin Türkiye ekonomisi açısından önemini ortaya koyuyor.

Tarkan Kadooğlu: “Yükselen lider ülke olmak için politikalar dünyanın gittiği yöne doğru belirlenmeli” 

Dünyanın gittiği yönü doğru okuyan ve politikalarını bu yeni rotaya göre belirleyen ülkelerin “yükselen liderler” olarak öne çıkacağını vurgulayan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, “2018 yılında ‘Yükselen Lider Ülke’ olmamız için elimizi ve gövdemizi taşın altına koyma iradesini sürdüreceğiz. Unutulmamalıdır ki, demokrasi, bireysel ve bölgesel gelir eşitsizliklerini giderici etki yapar. Eğer adaleti içimizde tesis edemezsek, adil yargılanma hakkını gözetmezsek, kanaatin kanıt yerine geçtiği bir hukuk sistemi içinde bilerek ya da bilmeyerek yanlışa düşersek, bu durumdan mücadele ettiğimiz güç odaklarının iştahı kabaracaktır. Adaletin o ince terazisi ancak; demokrasi, yargı bağımsızlığı, adil yargılanma ve evrensel insan haklarına uyumla tesis edilir.  Orta gelir-orta demokrasi ve orta eğitim tuzaklarını yaratan sebeplerinin iyi analiz edip, çözümlerini katılımcı bir ruhla, 80 milyon olarak ortak akıl ve vizyonla hep birlikte çözme kararlılığını göstermemiz toplumda kutuplaşmanın, ayrışmanın ve cepheleşmenin de önüne geçecektir. Başkanlık sistemlerinin yapısında bulunan denge ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından siyasi partiler ve seçim sistemi ile buna bağlı olarak baraj uygulamasının gözden geçirilmesinde yarar görüyoruz. Bu noktada ülkemizin refahı, huzuru, mutluluğu ve kalkınması için toplumun Anayasa’da tanınan özgürlüklerini laik, sosyal bir hukuk devletinin güvencesinde sonuna kadar kullanacağı lider bir Türkiye inşa etmeye ihtiyacımız var” dedi.

 “Yapısal reformların alt yapısı dijitalleşen dünyaya göre tasarlanmalı” 

KOBİ odaklı politikaların büyüme üzerinde çarpan etkisi yarattığını söyleyen Kadooğlu, şöyle devam etti: “İstihdamın yüzde 73,5’ini, toplam cironun yüzde 62’sini, ihracatın yaklaşık 60’ını KOBİ’ler gerçekleştiriyor. Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının yüzde 17’si yine KOBİ’ler tarafından yapılıyor. Sürdürülebilir büyüme ve verimlilik artışı ancak KOBİ odaklı politikaların hayata geçirilmesiyle mümkün görünüyor. Önceliklendirilen, iyi anlatılmış ve uygulama kararlığını ispat eden bir reform haritası, Türkiye’yi 2018 yılında küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacaktır. Dijitalleşme ile birlikte başlayan yeni bir yol haritası ve reform ihtiyacı her zamankinden daha da önemli hale gelmektedir. Devlet teşviklerinde en önemli eksiklik denetim noktasında yaşanmaktadır. Ölçülmeyen hiçbir teşvik amacına ulaşmış bir teşvik değildir. Yüksek katma değer yaratacak sanayi temelli büyümeye odaklanmak için teşvik çok önemli bir kaldıraçtır. Teşvik ve desteklerin hedef yatırımlara dönüşmesi için, kontrol ve denetimler noktasında bir mekanizma kurulması kritik önemdedir. Odak sektörlerin tespit edilmesi, gerçekten teknoloji getirecek, verimlilik ve kapasite artıracak yatırımların teşvik edilmesi; sonuçlarının da ölçülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda; kurumlar, eğitim kalitesi ve istihdam piyasası ile iş ortamı geliştirilmesi gereken 3 ana alan konumundadır. Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulması, yüksek gelirli ülkeler arasında yer alması için yapısal ve ekonomik reformların altyapısı, dijitalleşen dünya gerçeği  dikkate alınarak tasarlanmalıdır” dedi.

Erol Bilecik: “Geleceğimize odaklanarak Türkiye için beraber yeni bir öykü yazalım”

Orta gelir tuzağından kurtulup yüksek gelirli ülkeler arasına girebilmek için, istihdam yaratan ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin çok önemli olduğunu ifade eden TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ise şunları söyledi: “Küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye için, en kritik konu insan kaynağımızın niteliğidir. Eğitim; ekonomik boyutta büyüme, rekabet gücü ve verimlilik artışı için, sosyal boyutta ise katılımcılık, gelir dağılımı, yoksulluk, sosyal uyum ve çevrenin korunması gibi konuların merkezinde yer aldığı için, tüm ülkelerde önemli bir reform alanını oluşturuyor. Eğitime yapılan yatırımlar, özellikle de niteliği artıracak yönde yapıldığında uzun dönemli ekonomik büyümeye ve sosyal kalkınmaya muazzam bir katkı sağlıyor. Beşeri sermayenin niteliğinin yüksek olması, ülkelerin yeni teknolojilere adapte olması bakımından da önem taşıyor. Temel dinamosu Dijital Dönüşüm olan 4.Sanayi devrimini yakalamak için, bu değişimi hem teknolojik hem de insani boyutlarıyla ele almak zorundayız.

Küresel rekabet gücü yüksek ve toplumsal refahı gelişmiş bir ülke olma yolunda ilerlerken; bilim, teknoloji, inovasyon ve üretimde seviyemizi yükseltmeye odaklanan bir eğitim sistemi, gerçekten de milli menfaat meselemizdir. İş dünyası olarak, eğitim konusunu sadece ekonominin değil, ülkemizin geleceğinin güvencesi olarak görüyoruz. Kadınların başta eğitime, ekonomik hayata ve yönetim kademelerine katılım başta olmak üzere, toplumsal yaşamın her alanında eşit fırsatlara ve katılım düzeyine sahip olması, ülkemizin önceliklerinden biri olmalıdır. Kadınsız bir toplum nasıl düşünülemezse, kadınsız bir iş dünyası da düşünülemez. Hem kamu ve siyasette, hem de özel sektörde daha fazla sayıda kadını yönetim kademelerinde görmemiz, çağdaş Türkiye’ye yakışan bir tablo olacaktır. İstiyoruz ki artık sadece bu çeyrek ya da bu yıl yüzde kaç büyüdüğümüzü konuşmakla yetinmeyelim. Artık, bu yüzyılın, 21.yy’ın Türkiye’sini, ekonomisini, eğitimini, sanayisini, dijitalleşmesini, kurumlarını konuşalım. Kısa vadeli perspektiften çok, geleceğimize odaklanarak Türkiye için beraber yeni bir öykü yazalım.”

Mehmet Akyürek: “Hızlı iade sisteminden KOBİ’ler de yararlanmalı”

İÇASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akyürek şöyle dedi: “Ankara’da ihracat yapan firmalarımızın 250 milyar TL KDV alacağı bulunmaktadır. Hızlı İade Sistemi’nden büyük ölçekli kurumların hızlı yararlandığı gibi KOBİ’lerin de yararlanmasını, kademeli iade uygulaması ile KOBİ’lerinin nefes alması ve rahatlamasını bekliyoruz. 2023 hedeflerinde 500 milyar dolar ihracat hedefleniyor, bunun yüzde 12’si 60 milyar dolarlık KDV iadesi gerektiriyor. Yıllık iade miktarı 12 milyar dolar. 500 milyar dolar ihracatı yakalayabilmek için mevcut iade miktarının 5 kat daha artırmak gerekiyor. Bunun için üretenin, ihracat yapanın, kamu kurumları ile uyumlu ve olumlu çalışıp, aynı heyecana odaklanması önem kazanıyor. Vergi ve yatırım teşvikleri yeni oluşacak yatırımlara kanalize ediliyor. Aynı sektördeki yatırımcıya, yeni yatırımcı rakip oluyor. Yeni yatırımcı öğrenme ve gelişme sürecinde üretimde yetişmiş eleman bulmakta zorluk çekerken, kaynak israfı ortaya çıkıyor. Kamunun iyi niyetle yeni yatırımcıyı teşvik ederken, aynı sektöre yıllarını veren işletmeleri, üreticileri de göz önünde bulundurması bu nedenle büyük önem taşımaktadır.”

TÜRKONFED Zirve Bildirisi, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk tarafından okundu.

Devamı..
Hazır giyimciler sektörün sorunlarını ve çözümlerini masaya yatırdı

Hazır giyimciler sektörün sorunlarını ve çözümlerini masaya yatırdı

Tekstil, moda, hazır giyim, deri, deri konfeksiyon ve ayakkabıda 25 üye dernek ve 8 bin dolayında üye sanayici ile Türkiye’nin alanında en büyük çatı kuruluşu olan MHGF’nin geleneksel Yıllık Arama Toplantısı bu yıl Antalya’da gerçekleştirildi. Üye derneklerin başkan ve temsilcilerinin bir araya geldiği geniş katılımlı toplantıda, sektörel ve bölgesel bilgiler paylaşılarak 2018’in yol haritası belirlendi. Bu önemli buluşmada ülke ekonomisi ve geleceğe yönelik öngörüler de tartışıldı.

“Yabancılar 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’ye gelmiyor”

Toplantıyı değerlendiren MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yabancı alıcıların Türkiye’ye gelmemesinin ihracatta olumsuz anlamda yansımalara neden olduğunu belirterek, “Son verilere göre ülke ihracatı genel anlamda artış gösterse de ihracat yapan üretici firmaların her geçen gün işi daha da zorlaşmaktadır. Yabancı müşteriler ülkemize gelmekten kaçınmaktadır. İhracatçı bir yandan üretim ile uğraşmakta, diğer yandan müşterisini kaybetmemek ve yeni müşteri kazanmak için elinde çanta ülke ülke dolaşmaktadır. Önümüzdeki süreçte en büyük pazarımız Avrupa’nın Türkiye dışında kendine alternatifler üretim üsleri oluşturmaya başladığı yönünde duyumlar alıyoruz. Bu bizi daha da endişelendiriyor” dedi. MHGF Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Avrupa, Türkiye’ye alternatif üretim üsleri oluşturuyor”

“Türkiye gibi bir seçenek olmayacak ancak özellikle Balkanlarda birden çok ülkede bizim kapasitemizin bir kısmını kaybetmemize neden olabilecek kümelenmeler oluşturulmaktadır. Bu, sektör olarak geleceğe kaygı ile bakmamıza neden oluyor. Umut ediyoruz ki; Türkiye’nin hem komşuları hem de Avrupa ile olan siyasi ilişkileri hızlı bir şekilde toparlanır. Bu, ihracata, üretime ve istihdama olumlu anlamda katkı sağlayacak, ülke ekonomisini de yükseliş yönünde harekete geçirecektir.”

Sektörün 2018 yılına ilişkin öngörüleri de aktaran Öztürk, toplantıda yeni yılın 2017’nin devamı niteliğinde olacağı yönünde genel bir kanı ortaya çıktığını belirterek önlem alınmaz ve yeni politikalar üretilmezse asıl sorunun 2020 ve sonrasında beklendiğini kaydetti.

“Cazibe Merkezleri Tanıtım Programı devam edecek”

MHGF Başkanı Öztürk, Federasyon olarak büyük şehirlerde sıkışan karma hazır giyim sektörünü, standart ürünlerin üretimini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kaydırarak rahatlatmak, söz konusu bölgelerin kalkınmasına katkı sağlamak ve yoğun işsizliğe çare bulmak amacıyla başlattıkları Cazibe Merkezleri Tanıtım Programı’nın önümüzdeki dönem de devam etmesi yönünde karar aldıklarını söyledi. Beş bölgeye ayrılan 23 cazibe merkezi il arasında iki bölgede Iğdır ve Van’da iki çalıştay yaptıklarını belirten Öztürk, bundan sonra da Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Fırat Kalkınma Ajansı (FKA), Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) bölgelerinden birer ilde programın devam etmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Cazibe Merkezleri Programı’nın teşvik boyutunun çok olumlu olmadığına da değinen Öztürk, ancak hem sektöre, hem de bölgeye çok ciddi katkı sağlanabileceği yönünde toplantıda fikir birliğine varıldığını kaydederek “Cazibe Merkezi illere yatırım, sektörün şu andaki konuşlandığı ülkenin batısındaki büyük şehirlere uzak olması özellikle lojistik maliyetlerini artırıyor. Ancak bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltacak, sosyal barışa katkı sağlayacak bu projeyi çok önemsiyoruz” diye konuştu.

 

“Eximbank’ın yeniden yapılanması ihracata olumlu katkı sağlayacak”

Öztürk, Eximbank’ın yeni yapılanmasının süreç içinde ihracatçıya olumlu anlamda katkı sağlayacağını da belirterek, gün geçtikçe müzminleşen eleman sorunu ile iş mahkemelerinde haksız yere işveren aleyhine alınan kararların da gündeme geldiğini kaydetti.

Toplantıda gelecek yılın çalışma programı ve takvimi de belirlenerek 2018 yılı Haziran ayında yapılacak genel kurul ve yeni yönetim ile Federasyonda aksiyon odaklı bir yapılanmaya gitmesi yönünde de karar alındı.

 

Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF):

Türkiye’nin istihdamında, üretiminde ve ihracatında öncü sektörleri olan tekstil, hazır giyim, moda, deri, deri konfeksiyon ve ayakkabıda, sektörel ve bölgesel dernekleri temsil eden ve alanında ülkedeki tek üst çatı kuruluşu olan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF), 2007 yılında 11 derneğin bir araya gelmesiyle kuruldu. Bugün itibariyle Türkiye genelinden 25 sektörel ve bölgesel dernek, 8 binin üzerinde üye firmayı temsil eden MHGF, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) çatısı altında yer alan en fazla üye derneğe sahip Federasyondur.

 

Bilgi için:

Abbas Baysal Özpınar / MHGF Kurumsal İletişim Yöneticisi

0 546 231 5885 / a.ozpinar@mhgf.org.tr / mhgf@mhgf.org.tr / www.mhgf.org.tr

Devamı..
Vergi Müfettişleri Organ Bağışladı

Vergi Müfettişleri Organ Bağışladı

Türkiye’de hayatlarını sürdürmek için organ bekleyen 22 binin üzerinde insan var. 60 binden fazla böbrek hastası diyaliz makinesinden birgün kurtulmayı bekliyor. Ancak Türkiye, kadavradan organ bağışında dünyada son sıralarda yer alıyor. Bu konuda toplumu bilinçlendirmek ve organ bekleyen hastalara umut olmak için önemli sosyal sorumluluk hareketi başlatan MHGF, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği (TONKKD) ve T.C. Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle Candostu Organ Bağışına Evet Platformu’nu kurdu. Platform, yurt genelinde fabrikalardan, okul, üniversite ve kamu kurumlarına kadar birçok farklı gruba alanında uzman doktorları ve öğretim görevlilerini götürerek organ bağışı bilincini artırmak için toplantılar düzenliyor. Bu toplantılardan biri İstanbul Beylikdüzü’nde Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Vergi müfettişlerinin yanı sıra ilçe protokolü ve sivil toplum örgütü yöneticilerinin de katıldığı toplantıda organ bağışı ve nakli konusunda önyargılar giderilmeye, yanlış bilgiler düzeltilmeye çalışıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanı Mücahit Şirin, kurum olarak birçok sosyal sorumluluk projesine destek verdiklerini belirterek, organ bağışı konusunun çok önemli olduğunu ve bu nedenle böylesine yararlı bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını kaydetti.

MHGF Başkanı Öztürk: “Amaç bilgi kirliliğinin önüne geçmek”

MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk ise organ bağışı konusunda bugüne kadar Türkiye’de bakanlık dahil birçok kurum ve kuruluşun çeşitli çalışmalar yaptığını söylerek “Maalesef bu bilgi hep yukarıda kaldı tabana inmedi. Bu alanda organ bağışının günah olduğundan, organ mafyasına kadar ciddi bir bilgi kirliliği var. Biz, yaptığımız bu toplantılarda önyargıları ve yanlış bilgileri düzeltmeye çalışıyoruz” diye konuştu. Birçok kişinin bir organa ihtiyaç duyma olasılığının organ bağışlama oranından daha yüksek olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu anlayışla herkesin duyarlı olması gerektiğini vurguladı.

 

Prof. Dr. Eldegez: “Birliktelikle Organ bağışına ‘Evet’ fikrini yayabiliriz” 

TONKKD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Uluğ Eldegez ise “Organ bağışı, burada olduğu gibi kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, sağlık sektörü ve medya hepsi bir araya geldiği ve geniş bir bilgi çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığı taktirde başarılı bir şekilde yürüyebilir. Beraberce organ bağışına ‘Evet’ demenin fikrini her tarafa aydınlatmak amacıyla yayabiliriz” dedi.  

 

Doç. Dr. Sağıroğlu: “Kadavradan canlıya organ nakli çok düşük”

TONKKD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tamer Sağıroğlu yaptığı sunumda organ bağışı konusunda en çok sorulan soruları, yanlış bilinenleri gündeme getirerek yanıtlarını verdi. Doç. Dr. Sağıroğlu, Türkiye’nin canlıdan canlıya organ naklinde dünyada ilk sıralarda yer almasına karşın, kadavradan canlıya nakilde Avrupa’da sonuncu olduğuna dikkat çekerek, “Son bir yılda beyin ölümü gerçekleşen 2 bine yakın kişinin, sadece 300’ünün organları bağışlandı. Tamamı bağışlansaydı belki organ nakli bekleyen hasta olmayacaktı.” diye kaydetti.

 

Prof. Dr. Taşçı “Bir ‘Hayır’ cevabıyla, birkaç hasta ölüyor”

Daha sonra kürsüye gelen TONKKD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Taşçı ise organ nakli ameliyatları hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Taşçı, “Beyin ölümü olmuş, ölmüş beden yoğun bakımda dururken, koordinatör arkadaşlarımız hastanın yakınlarına ‘Başınız sağ olsun, organlarını bağışlar mısınız?’ diye sorduğunda yanıt ‘Hayır’ ise o sırada organ bekleyen birkaç hasta ölmektedir” diye konuştu.

Çoklu organ nakli yapılan Refiye Yılmaz: “Bir organ, bir hayat demektir”

Toplantının bir diğer önemli konuğu Gardner Sendromu sonucu ABD’de çoklu organ nakli yapılan, karaciğeri hariç birçok organı değişen Refiye Yılmaz idi. Yılmaz bu zorlu süreçte yaşadıklarını ve duygularını konuklarla paylaştı. Yılmaz, “Şu anda sağlıklıyız ancak bu toplantıdan sonra başımıza neler geleceğini bilemeyiz. Bir organ bir hayat demektir. Her bireyin organlarını bağışlaması gerekiyor” dedi.

Konuşmaların ardından ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanı Mücahit Şirin’e kurum olarak duyarlılığından dolayı plaket ve Candostu Belgesi’nin de verildiği toplantı sonrası çok sayıda vergi müfettişi organ bağışında bulundu.

Devamı..
MHGF CAZİBE MERKEZLERİ TANITIM PROGRAMININ İKİNCİ DURAĞI VAN OLDU

MHGF CAZİBE MERKEZLERİ TANITIM PROGRAMININ İKİNCİ DURAĞI VAN OLDU

22-24 Eylül 2017 tarihleri arasında VANTSO işbirliğiyle “Van Tekstil-Hazır Giyimde Yatırım Fırsatları ve Tanıtım Günleri”ni gerçekleştiren MHGF, Türkiye’nin dört bir yanından hazır giyim yatırımcısı ile akademisyen ve ulusal basın temsilcilerini Van’a götürdü.

Etkinliğin VANTSO’da yapılan açılış programına Van Vali Yardımcısı İbrahim Civelek, Türk Kızılayı Başkan Yardımcısı Ercan Tan, MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk, VANTSO Yönetim Kurulu Başkanı, Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Müslüm Erbay, Van Bilim ve Sanayi Müdürü Nevzat Gün, KOSGEB İl Müdür Vekili Hadi Arvas, TOBB Van Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Görsel Görmen, Van Terziler Konfeksiyoncular Kunduracılar Giyim Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı Çetin Karaduman,  Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Toprak, Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant, Van İŞGEM Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Gedik, Van Tekstilkent İşadamları Derneği (VATİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bayram, MHGF Başkan Yardımcıları Mukadder Özden, Metin Çetinkaya, VANTSO Başkan Yardımcısı Yavuz Karaman, MHGF Yönetim Kurulu Üyeleri ve Üye Derneklerin Başkanları Mustafa Balkuv, Mehmet Haskaya, Muin Altın, Prof. Dr. Esin Sarıoğlu, Mustafa Koltuksuz, Reşat Gülen, Şaban Öngören, Zafer Özbilge, Sezai Boyraz, Dilek Düzgün, VANTSO Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda sektör mensubu iş insanı katıldı.

VANTSO’da düzenlenen açılışta konuşan MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk, Hükümetin Cazibe Merkezleri Programı’nı açıklamasının ardından beş bölgede birer ilde tanıtım toplantıları yapma kararı aldıklarını belirterek ilk toplantıyı Iğdır’da gerçekleştirdiklerini kaydetti. Öztürk, genç nüfusu, altyapısı, tarihi dokusu ve Ortadoğu’nun en büyük pazarı İran’a açılan sınır kapısıyla önemli bir üretim ve ticaret merkezi Van’ı program kapsamında ikinci durak olarak belirlediklerini söyledi. MHGF Başkanı Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hazır giyimde birbiriyle entegre çalışan iller yaratabiliriz”

“Devletin vereceği bir teşvikten ziyade, bölgenin kaynaklarını daha aktif kullanabilmek adına geldik. Şehrin kendisi ile konuşmasını, tehdit ve fırsatlarını ortaya koymasını sağlamak, kanaat önderleriyle bunu yerinde tartışmak için buradayız. Amacımız düşük yatırım maliyeti ile yüksek istihdam sağlayan hazır giyimde standart ürünlerin üretimini Doğu ve Güneydoğu illerimize yönlendirerek bu bölgelerimizin kalkınmasına katkı sağlamak. Van’daki yüksek işsizliğin çaresi hazır giyim. Böylelikle hem büyük şehirlerimizin katma değerli, Ar-Ge’li üretime yoğunlaşmasını sağlar, hem de Anadolu’da hazır giyimde belli ürünlerde uzmanlaşmış, birbiriyle entegre çalışan iller yaratabiliriz.”

“İran giyim ihtiyacının büyük bölümünü Türkiye’den sağlıyor”

Van’ın İran için bir cazibe merkezi olduğunu da söyleyen MHGF Başkanı, 80 milyonluk İran’ın hazır giyim ihtiyacının yüzde 70’ini ithal ettiğini, bunun da çok büyük bir bölümünü Türkiye'den karşıladığına dikkat çekti.

Van Vali Yrd. Civelek: “Van’a Tekstilkent Projesini kazandırdık”

Toplantıda konuşan Van Vali Yardımcısı İbrahim Civelek, nüfus ve ekonomik anlamda Van'ın bölgede öne çıktığını belirterek, “Van, cazibe merkezleri kapsamında desteklenen ilk 11 ilden biridir. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) üzerinden hazırlanan yatırımlar kentimize kazandırılmıştır. Bu yatırımlardan biri Tekstilkent'tir. Tekstilkent'te kurulan fabrikalarımızın hemen hemen hepsi yatırımcılara tahsis edildi” dedi.

VANTSO Başkanı Takva: “İşsizlik oranı Türkiye ortalamasının üç katı”

Organizasyona  ev sahipliği yapmanın onurunu ve gururunu yaşadıklarını kaydeden VANTSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, MHGF’nin çalıştay için Van’ı tercih etmesinin kıymetli ve anlamlı olduğunu belirtti. Takva, Cazibe Merkezleri Programı’nın gerçekçi yaklaşımlar ve çözüm odaklı planlamalarla başarılı sonuçlar ortaya çıkarabileceğine dikkat çekerek “İlimiz Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip dört ilinden biri ve yaş ortalamamız 20.06’dır. Bu özellikle emek yoğun sektör olan tekstil için önemli bir kaynak ve potansiyeldir. İşsizlik oranımız yüzde 11 seviyelerinde olan Türkiye ortalamasının üç katı üzerinde yüzde 35 düzeyindedir. Genç nüfusun değerlendirilmesi açısından tekstil sektörünün Van için önemli bir yatırım alanı ve önemli bir sektör olduğunun farkındayız” diye konuştu.

DOĞUSİFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Müslüm Erbay ise Van’ın tarım, hayvancılık, madencilik ve turizm olmak üzere dört ana sektörde öne çıktığını belirterek, “Bu toplantıyla ve Tekstilkent’in kurulmasıyla birlikte beşinci ana ve itici bir sektörün de ilimizin ekonomisinde iddialı bir şekilde yer aldığını görüyor ve bu alanda ciddi atılımlar yapılacağına inanıyoruz” dedi.  

Açılış bölümünde bir konuşma yapan Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak da Van Tekstilkent’in önemini vurgulayarak bu tür projelerde kamunun yatırımcıya desteğinin şart olduğuna dikkat çekti.

Türk Kızılayı’ndan Van’a çadır fabrikası müjdesi

Etkinlik kapsamında Van’da bulunan Türk Kızılayı Başkan Yardımcısı Ercan Tan,  “Bir dikiş makinesi gelmesiyle bile on kişiye iş sağlanabilir. Türk Kızılayı olarak Van’da bir çadır fabrikası kurabiliriz. Siz tekstilcilerden aldığımız kumaş bağışlarını yine burada yardım malzemesi haline getirebiliriz. Personel ayarlanır ve bir yer tahsis edilirse üretime başlarız” diye konuştu.

Van’ın fırsatları panellerde tartışıldı

Van Tekstil-Hazır Giyimde Yatırım Fırsatları ve Tanıtım Günleri açılış konuşmalarının ardından ilkini MHGF Başkan Yardımcısı Mukadder Özden’in, ikincisini ekonomi yazarı ve TV programcısı Çetin Ünsalan’ın yönettiği iki panelle devam etti. “Hazır Giyim Sektörü ve Van” Başlıklı ilk panelin konuşmacıları MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy, LC Waikiki Tedarik Direktörü Şenol Dallı, TOBB Doğu Anadolu Kadın Girişimciler Komitesi Başkanı Nurhan Tekocak’tı. Van’ın potansiyelinin konuşulduğu ikinci panelde ise konuşmacı olarak VANTSO Başkanı Necdet Takva, DAKA Van Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Sinan Sarıkaya, Meye Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Sami, Gündüz Nakış Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Gündüz yer aldı. Koordinatörlügünü MHGF Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Nakış Sanayicileri Derneği (İNSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özbilge’nin yaptığı organizasyonun ikinci gününde, Van Merkez OSB ve Van Tekstilkent’te incelemelerde bulunan iş insanları ve ulusal basın temsilcilerinden oluşan heyet, etkinlik kapsamında son gün Van’ın tarihi ve kültürel yerlerini de gezdi.

Devamı..